Tarım-Bahçe-Ağaçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarım-Bahçe-Ağaçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2012 Perşembe

AY'IN TARIM VE ORMANCILIĞA OLAN ETKİLERİ VE BİYODİNAMİK




Anadolu da yaşlı insanlardan sık sık duyarsınız “ayın eskisi,ayın yesi,ayın yenisinde şunlar yapılmaz eskisinde şunlar yapılır,ağaçlar eskisinde kesilirse kurtlanmaz yenisinde kesilirse çabuk çürür….vs.”Anadolu insanlarının ayın eskisi-yenisi kategorisi hurafe batıl inanç değil ayın çekim gücü ve dünyaya etkisi ile ilgili bilimsel bir kuraldır Günümüzde bu bilimsel kural bazı gelişmiş ülkelerde BİYODİNAMİK adı ile yeniden derlenip toparlanmıştır. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde bu bilimsel kurala (tecrübe ile) binlerce yıldır riayet edile gelmiştir.Teknolojinin gelişmesinin  ve modern hayatın tesiri ile bu önemli kural yavaş yavaş unutulmuştur ancak bu unutulma onun bilimselliğinden şüphe duymayı gerektirmez elbette.Kısaca Yeni  ay ya da Ayın Yenisi;ayın HİLAL halidir.Ayın eskisi ise dolunayı takip eden ilk 15 gündür ancak eski ayın gerçek görünümü ve istenen durumu KARARMANIN VE ESKİMENİN ZİRVE YAPTIĞI AYIN SON 7 GÜNÜDÜR.Ayın hayata olan tesiri ilk ziraat ve ormancılıkta-marangozlukta tespit edilmiş ve bu etki o mesleklerde kısmen de olsa tatbik edilmiştir mesela ormancılıkta ayın yenisinde(hilal döneminde ) kesilen keresteler; ağaç kurtları tarafından kullanılmaz hale getirilirken ayın eskisinde yani (ayın karardığı) özellikle ayın son yedi gününde kesilen keresteler ağaç kurtları tarafından tahrip edilmemektedir.Keza ziraatte ay yeni ay evresinde iken ekilen sebze-meyve tohumları çimlenmemekte çimlense bile haşerat saldırılarına maruz kalıp verimsiz olmaktadır,gene hasatların yeni ay yani hilal döneminde yapılması halinde toplanan mahsulün ömrü ve kalitesi olmamakta,ciddi kayıplar olmaktadır.Ziraat ve ormancılıkta ayın etkileri göz önünde bulundurularak hazırlanan Biyodinamik takvimler gelişmiş ülkelerde kullanılır olmuştur.Hurafecilikten arındırılmış şekilde  her yaratığın olduğu gibi ayın da kainata ve insan hayatına büyük tesirleri olduğunu kabul etmek ve bu tesirleri dikkate almak ve faydalanmak gerektiğini düşünüyorum.

5 Mart 2012 Pazartesi

İSTİRİDYE MANTARI YETİŞTİRİCİLİĞİ HAKKINDA


Son iki ay içerisinde evimin bir köşesinde hobi amaçlı olarak İstiridye mantarı yetiştirme girişiminde bulundum.Yetiştirme için gerekli mantar tohumunu yani miseli internetten tespit ettiğim bir mantar firmasından temin ettim,önce bir hızar atölyesinden aldığım  kavak ağacı tozunu orta büyüklükte bir kazanda kaynattığım suda 10 dk.  bekleterek strilize ettim ve soğuduktan sonra youtube’de gördüğüm gibi naylon poşetlere doldurup miseli ektim ve önceden hazırladığım raflı mini seraya yerleştirdim ısıyı ayarlayamamakla birlikte züccaciyede satılan plastik hazneli püskürteçle iki güne bir steril su püskürterek  %85 ila %95 arası nemliliği kolayca sağladım onlarda herhangi bir ilerleme belirtisi yokken bu defa da artan miseli yukarıda anlattığım şekilde sterilize ettiğim buğday samanına ektim ve aynı seranın boş kalan yerlerine koydum sonuç olarak sterilize buğday samanına ekilen misel  kavak tozuna ekilenden çok daha kısa bir sürede gelişip mantar verdi ve  hasat ettiğim istiridye mantarları marketlerde satılan şapkalı mantardan çok daha lezzetliydi,uygun ortamda istiridye mantarı yetiştirmenin  çok fazla emek ve masraf gerektirmeyen zevkli ve aile mutfağı için lezzetli  bir uğraş olduğu kanaatindeyim

11 Ekim 2011 Salı

Kozmos Çiçeği


Yaşadığım çevredeki bir işyerinin önünde görmüştüm  ve turuncu renkli çiçeklerini çok beğenmiştim. Ana bitkiden aldığım tohumları haziran ortasında ektim düzenli olarak nemlendirilmiş topraktan 3-4 gün sonra çok az bir fire ile fideler çıktı,biraz büyüdükten sonra fideleri bahçemin köşelerine diktim.temmuz ve ağustos aylarında sürekli olarak büyüdüler ,çiçekleneceğine dair tüm umutlarım tükenmişti ki 15 Eylül civarında bir iki gün içerisinde çiçeklenme belirtilerini gösterdi ler ve takip eden 5-6 gün içerisinde turuncu renkli çiçeklerle bezendiler.Türkçe  ve Latince isminin ne olduğunu bilmediğim bu güzelim çiçeğin ismini www.agaçlar.net  vesilesi ile öğrendin; Latincesi Cosmos Sulphureus,Türkçesi Kozmos Çiçeği imiş ,turuncu renklisi dışında çok değişik renkleri olduğunu,çiçeğin anavatanın Orta Amerika olduğunu internetten öğrendim. Bknz daha geniş bilgi için:
http://aggie-horticulture.tamu.edu/archives/parsons/flowers/cosmos/cosmos.html

16 Eylül 2011 Cuma

Bahçemize Çok Fonksiyonlu bitkiler Dikelim


Bitki yetiştirmeye ilgi duyan insanlarımıza balkon ya da bahçelerinde bitki yetiştirirken sadece görüntü açısından (yani sadece çiçek veren ) önemli olan bitkileri değil görüntünün yanında meyve,sebzesi yenilebilen bitkiler, ağaçlar yetiştirmelerini öneriyoruz. Görüntüsünden faydalanılabilen bitkiler sırf çiçek ve görüntü açısından belli bir değere sahipken bunlar yerine sebze türü bitkiler ya da meyve veren ağaçlar dikilmesi halinde hem görüntü hem de ürün alma fonksiyonlarından faydalanılabilir.Örneğin;mimoza ağacı yerine avustralya kara dutu ağacı dikilirse hem görüntü güzelliği elde edilebilir hem de kilolarca kaliteli dut meyvesi elde edilebilir.Gene otsu çiçekler yerine nane dikilirse hem taze ya da kuru nane hem de görüntü güzelliği elde edilebilir.

4 Eylül 2011 Pazar

SANDAL AĞACINA DUYDUĞUM SEVGİ VE ÖZLEM ÜZERİNE


 
Maki bitkisi içerisinde beni en çok cezbeden ağaç türü; SANDAL’dır(literatürdeki adı arbutus andrachne’dir).Bir çok ağaca göre bir hayli hızlı büyür,dayanıklıdır ve harikulede yaprak ve kütük rengi vardır.Kök yapısı nedeni ile kütükleri ke...silse bile aynı kök sisteminin bir tarafından tekrar filiz verir,filizleri de son derece nazlıdır, Anamurluların sıfatlaması ile “Zıvlan zıvlan’dır”. Olgunlaştığında fazla yememek kaydı ile lezzetli çilekleri vardır.Kütüğünün kırmızı-pembe-yeşil karışımı özel rengi bir Yaradılış harikasıdır.Kabuğunun üzerinde biriktirdiği (un serpilmişe benzeyen ama gerçekte gövdesinden dışarıya attığı) kireç tozunu elimle temizlemek ve gövdesinin pürüzsüz-ipeksi yapısını ve kendisine has soğukluğunu hissetmek Yaradılışa olan inancımı tazeler.Senede bir kere büyümek, bir yıllık dertlerinden,tasalarından kurtulmak ve biyolojik olarak “resetlenmek” amacı ile yaptığı kabuk atma/değiştirme özelliği ise hayran olunası,üzerinde kafa yorulası bir başka harikalığıdır.Kalbimizdeki Akdeniz’in kadim sembolüdür Sandal Ağacı, eğer Akdeniz diye bir ülke ve Akdenizli diye halk olsa bayrağına sembol olası bir ağaçtır sandal ağacı, Kanada ve Lübnan bayraklarındaki semboller gibi

3 Eylül 2011 Cumartesi

İLGİNÇ BİR KURU TARIM METODU


 
 
Kuru tarım/dry farming metodu uzunca bir zamandır benim ilgimi çekmektedir.Bu metodla teoride ve pratikte uğraşmak bana büyük bir haz ve dinginlik vermektedir.Sistemin mantığı kısaca; ya hiç su kullanmadan(yani yağmur sularından ve gece saatlerinde oluşan nemden faydalanarak) ya da en az suyu kullanarak ,en kötü ve verimsiz arazilerden en iyi verimi almaya çalışmaktır.Bu metodu kendi çapımda uygulamak adına geçmiş birkaç yıl içerisinde iki üç ayrı deneme yaptım denemelerinde tam başarılı olduğum söylenemezse de başarısız da olmadım kendimce.Bunlardan bir tanesi 10 Lt suyu serum hortumu kullanarak en uzun süre bitkilere vermeye çalışmaktı damlama sayısını en aza indirerek kızgın Akdeniz güneşi altında su verdiğim bitkilerin hiç susuzluk çekmeden hatırı sayılır bir süre yeşil kalmasını başardım.Ziraatte en az suyla ürün alınabileceğini kendi çapımda tebrübe ettim.Kuru tarım metodu ile ilgili yaptığım araştırmalarda kuru tarım metodunun öncüsü olabilecek yaklaşık 2000yıl ya da daha eski bir metodun varlığını keşfettim.Bu eski metodun temel materyali dışı sırlanmamış yani suyu süzme özelliğine azami derecede sahip bir testi/çömlektir.çömleği sadece giriş kısmı görülebilecek seviyeye kadar toprağa gömdükten sonra ekmek istediğimiz bitkiyi “bitki ile çömlek arasında alışverişin olabileceği bir mesafeye” ekiyoruz ve çömleği ağzına kadar suyla dolduruyoruz,çömlek; içindeki suyu dışarıya doğru süzdükçe etrafındaki bitkiler de büyümeye devam ediyor…………..

1 Eylül 2011 Perşembe

HÜNNAP AĞACI


Fazla bakım gerektirmeden taze meyve üretip bahçenizi süsleyen hünnap ağacı  bahçelerinizi yer almaya adaydır.Tohumundan çoğaltma imkanı çok zor olan hünnap ağacı ana ağacın yakın civarındaki köklerden çıkan yeni fidelerle kolayca çoğalabilmektedir ayrıca şahsi tecrübelerime göre ana ağaç kesilip söküldüğünde toprak altında kalan kök uzantılarından kendiliğinden alabildiğine fide türemektedir.Hünnap ağacı yediveren tarzı meyve verdiğinden tahminen eylül ortalarına kadar yeniden meyve vermeye devam etmektedir.Bazı hünnap ağaçlarında meyve olgunlaşmağa yaklaştığında kurtlanma görülmekte bunun önlenebilmesi için meyveler misket büyüklüğünde iken ilaçlama yapılması gerekmektedir.