4 Ekim 2011 Salı

Parasal Sıkıntılarınızı Çözebilmeyi Öğrenin


Eşinizle tartışmalarınızın/konuşmalarınızın  esas sebebi parasal konularsa;  birbirinizi incitmeden maddi sıkıntılarınızdan kurtulma yollarını öğrenin. Çiftlerin  tartışma sebeplerinin  en önemlisi hiç şüphesiz paradır. Yeterince paraya sahip olamamaktan,mevcut parayı doğru harcayamama iddiasından,borçlardan,birikmiş para miktarından başlayan konuşmalar karşılıklı ilişkilere bazen derinden tesir eder.İyi de bu maddi sıkıntıların oluşturduğu zorlukların üstesinden nasıl  gelinebilir
1) Parasal Konuları Birbirinize Danışın:Bir çift için en kötü durum birbirlerine danışmaları gereken konuları danışmayıp içlerine atarak gizlemeleri,müzakere etmemeleridir.Parasal konularda bir probleminiz varsa bunu hayat yoldaşınızla açık açık konuşmalısınız.Parasal konular ciddi meselelerdir,fakat harcamalar,evin gelirine katkı ve belli bir miktar para biriktirmek gibi konularda seçilecek hedeflerde dürüst davranmalısınız.Çocuklar ya da dikkatinizi dağıtacak başka bir konu olmadığı zamanlarda birlikte oturup konuşmak için bir zaman belirleyin ve maddi sıkıntıların sebepleri hakkında fikir teatisinde bulunun.
2)Birbirinizi Suçlamayın:Ne tesadüftür ki öfkemizi,hırsımızı,küskünlüklerimizi en yakınımızdaki insandan çıkartmayı hiç ihmal etmeyiz,bunda bir sınır tanımayız.Bahis konusu maddiyat olunca  eşimizi;çok para harcamak,yeterince para kazanmamak,yükümlülüklerini yerine getirmemekle  suçlamak ilk yaptığımız işlerden olur.Günah keçisi aramaya çalışmanın kimseye bir faydası olamaz,birlikte bir çıkış ve çözüm yolu bulmak zorundasınız.Düşünün ve ikinizde dürüst bir şekilde problemlerin çözümüne nasıl katkıda bulunabileceğinizi tespit edin.
3)Parasal Konularda Uzman Desteği Alın:Parasal sıkıntılardan  ötürü banka kredilerinizi ödemekte aciz kalmışsanız; yakmanız gereken ilk iş eşinizle birlikte bankaya gitmek olmalıdır.Parasal sıkıntılarınızdan ötürü ödeyemez hale geldiğiniz kredilerin vadelerini uzatabilir,böylece aile bütçenizi zora sokan parasal açığı birazcık da olsa küçültüp rahatlayabilirsiniz.Yatırımlarınızın sizi darboğaza sokmasını engellemek ya da maddi sıkıntılarınızı azaltmak için öncelikle  bir yatırım uzmanından destek almayı düşünebilirsiniz.
4)İyi Bir Plan Yapın:Maddi sıkıntıların bir gecede bitmesi mümkün değildir ancak durumu kontrol altına aldığınızda göreceksiniz ki yükünüz hafifleyecek.Bunun için eşinizle birlikte birikimlerinize-paranıza yön verecek hakiki bir  bütçe planı yapın.Harcamalarınızı,ne kadar para biriktirebileceğinizi  iyice hesaplayın ve tavizsizce uygulanabilecek bir bütçe planı yapın, plan yapmak kadar önemli olan bir diğer husus; yapılan planı tavizsizce uygulayabilmektir,planla uyumlu şekilde harcama yapabilmektir.Bütçe planı dışına çıkılmayacağına dair birbirinizle sözleşin.Daha çok para kazanmak için fazla mesai yapmanız,ek iş yapmanız ya da iş değiştirmeniz gerekiyorsa bir an önce harekete geçin.Borç verdiğiniz kişilerdeki alacaklarınızı almak hususunda eşinizle birlikte uyumlu ve kesin davranın ve kendi durumunuzu düzeltmek için alacaklarınızı istemekten asla çekinmeyin.
5)Kemer Sıkma Siyaseti Uygulayın:Maddi sıkıntılardan kurtulmanın en temel şartı;harcamalar hususunda Kemer sıkma siyaseti uygulamaktır ancak bunu uygularken adil davranmak çok önemlidir.Bazı gereksiz lüks harcamalara,alışkanlıklara  son vermek konusunda eşinizle beraberce davranın.Borçlu olduğunuz dönemlerde aylık giyim harcamalarınızı hafifletmek amacı ile aylık giyim harcamalarınızı kısın,sabitleyin ve sabitlediğiniz miktarı aşmayın.Günlük alışverişleriniz için kredi kartını kullanmayın,bir süreliğine kredi kartına veda edin.Mutfak alışverişlerini aylık yapmak yerine haftalık yapın,böylece kullanmadan çöpe atılacak ya da son tüketim tarihi geldiği için kullanılamayacak mallardan kurtularak harcamalarınızı azaltırsınız.Hiç gitmediğiniz dans kursuna ya da spor salonuna boşa para vermeyi bırakın,düzenli olarak gitmeye karar verene dek üyeliğinizi iptal ettirin.
KAYNAK:   www.inkisafmerkezi.az adlı sayfadaki PUL MESELELERİNİ HALL ETMEYİ ÖYRENİN adlı  yazıdan “orijinal metne mümkün olduğu kadar sadık kalarak” Türkiye Türkçesine (tarafımca) aktarılmıştır ---------KERAMİ ÖZDEMİR

orijinal link:

3 Ekim 2011 Pazartesi

Bebek İçin Yapılacak Harcamaları Abartmayın




Harcama çılgınlığının yaşandığı en büyük alanlardan biri de bebek sahibi olmaktır.Kadınlar için anne olmak çok önemli bir olgudur. Çünkü o yaşa kadar hep annesini örnek almıştır. Ve onun gibi biri olmak annelik yapmak istemektedir. Esasen kadınlarda analık ve anaçlık duygusu doğasındandır. İşte bu nedenlerden dolayı da hamilelik ve ilk annelik dönemlerini birazcık abartırlar. Hele birde kadın ve erkek ilk bebeklerini bekliyorlarsa bebeğin anne karnına düştüğü ilk andan itibaren bir harcama çılgınlığının içinde bulurlar kendilerini. Zaten bu acemi anne baba adaylarını pusuda bekleyenlerde vardır. En başta kadın doğum uzmanları, sonrada alış-veriş merkezleri. Anne adayı baba adayının da ilgisini çekmek ve birazda merakından dolayı nerdeyse her gün doktora gitmek istemektedir. Tabii baba da heyecanlı. Bebeğini taşıyan anneyi de kırmak istemediğinden her söylediğine evet demek zorundadır eşinin. Bu yüzden harcamalara ses çıkartmaz. İlk hamile miyim değimliyim diye giderler doktora, doktor hemen sekizinci haftada tekrar gelin kalp atışını dinleyelim der. Zaten o sesi duyan anne baba artık her gün doktora gitmek isterler. Çünkü anne baba çok duygusal bi döneme girmişlerdir. Ve her ay düzenli olarak hatta bazen de arada meraklarından doktora gitmeye başlarlar. Doktor durumdan memnun gelsin paralar gitsin hastalar, dolsun keseler… olan bizim acemi anne babaya olmaktadır ancak bunu bebek ilk bebeklik dönemini atlatana kadarda fark edemezler o zamanda zaten iş işten geçmiş olur. tabiki doktora gitmeli muayenemizi olmalı gerekli testlerimizi yaptırmalıyız. Ancak özel kurum ve muayenehanelerin bizi gaddarca sömürmesine, hassasiyetimizden ve duygusallığımızdan faydalanmasına izin vermeden. Bunun içinde devlet kurumlarını tercih etmeli buralardaki haklarımızı da iyi bilmeliyiz.
Birde kadın aş eriyorsa eyvah. Baba adayı gece mevsimi de olmayan bir yiyecek aramaya çıkar. Her yerde de bulunmayan bu yiyeceğe normal değerinin birkaç katını bile ödemesi olağandır. Çünkü bebeğinin annesinin canı çekmiştir bir kere. Hele birde bebeğin doğumdan sonraki harcamaları var ki sormayın. Bu abartısız bazı kişilerde daha evlenmeden anne evindeyken başlar. Kız annesinin evindeyken (annelik duygusu doğuştandır ya) başlar; bebek yastığı, patikler, battaniyeler, hırkalar, minik elbiseler örer diker koyar. Bide cinsiyete göre pembe ve mavi her ikisinden de yapanlar var. İleriyi gören bir milletiz biz! Yahu be kardeşim nerden biliyorsun bebeğin ayağının ölçüsünü, ya bebek yaz bebeği olurda battaniyeye ihtiyaç olmazsa, patiklere ihtiyaç olmazsa, ya en kötü ihtimal(Allah herkese hayırlısını versin) bebeğiniz olmazsa. Evlendikten ve hamilelik öğrenildikten sonrada alış-veriş devam eder. Şirin geliyor diye her önüne geleni satın almak isterler. Zıbınlar, elbiseler ayakkabılar oysa onları kullanma ihtimali çok düşük. Zaten ilk altı ay bebek anne baba tarafından yere bile konmayacağından ayakkabı giyme ihtimali sıfır. Ama onlar doyumsuzca almaya devam ederler. Karyolalar, nevresim takımları daha doğmadan oyuncaklar. Hele birde bebek erkekse baba da açar kesenin ağzını. Diğer taraftan da anneanneler, babaanneler hazırlıklara başlarlar. Tabii bütün bunları koyacak geniş birde ev lazım. Varın durumun vehametini siz düşünün. Bide kazanan kazanmayan bütün anne babaların bunları yapmak istediğini düşünürsek, borçlanmaların sebebi de ortaya çıkar. Sonra peşinden olmasını hiç istemediğimiz huzursuzluklar başlar.
                                                                                       NEJLA ASLAN

İmzamız ve Karakterimiz



İmzadan karakter tespiti bilimi olan Grafoloji,; Avrupa ve Amerika'da  kendisine sıklıkla başvurulan bir bilim dalıdır.
İstihbarat örgütleri olayları çözümlemekte, büyük şirketler eleman almakta isabetli karar vermek, eğitimciler öğrencilerini daha iyi tanıyabilmek için imza ve yazıdan karakter tespiti yapmaya sık sık başvurur. Bizlerde öyle çok fazla uygulanmayan bu bilim dalı, genellikle sahtecilik olaylarını tahlil/tespit etmekte,çözümlemekte  kullanılır.
imzadan karakter tespit etme biliminin temel incelikleri şunlardır;
1)İmza uzun ise  imza sahibi sabırlıdır.
2)İmza kısa ise mantığını iyi kullanan bir tiptir.
3)İmza keskin çizgiler içeriyorsa kişi keskin fikirli, esprili, keskin mantıklı ve dilini kılıç gibi kullanan ve dilinden çok çekecek bir insandır.
4)İmza düzgünse insan düzgün karakterli, güvenilir, iyi ahlaklı, uyumludur.
5)İmzada yuvarlaklık varsa kişide lider özellikleri vardır.
6) İmzada 3 nokta varsa kişi keskin nişancı, avcılığa yatkın ve şakacıdır.
7)İmzada geri dönüşler varsa kişinin hafızası kuvvetlidir.
8)İmza sanatsal çizgiler içeriyorsa kişi güzel sanatlara yatkındır.
9)İmza kısa ve anlaşılmayan tarzda ise sahibi etrafını ve şeyleri önemsemeyen bir yapıdadır.
10)İmzanın başı büyük harf ve gösterişli başlıyorsa kişi özgüvenli, başlangıçta kendini iyi, karizmatik tanıtandır.
11)İmzanın başı, ortası ve sonu büyükse ilgili başta, ortada ve sonda kendini iyi takdim eden ve iyi iş takibi olan birisidir.
12)İmzanın sonu büyük harfle bitiyorsa başladığı işleri iyi bitiriyor demektir.
14)İmzanın baş harfinden sonra gelen kısım ince ise kişi ince karakterli ve duygusal, kalınsa kişi kabadır ve duygusal değildir.
15)İmzanın sonunda ileri veya yukarı doğru giden bir çizgi varsa kişinin hedefi büyüktür. Aşağı doğru çizgi varsa kişi içine kapanıktır,Karamsardır.
16)İmza sağa yatıksa sosyal, diplomat; geriye yatıksa anti sosyaldir.
17)İmza öylesine atılmışsa sahibi de öylesine,kaygısız,vurdumduymaz bir tiptir.aynı zamanda sahibi asalak,miskin bir tiptir.
18)İmzada 3-4 farklı karakter varsa kişi tiyatroya yatkındır.

KAYNAK:   www.inkisafmerkezi.az adlı sayfada bulunan İMZAMIZ ve XARAKTERİMİZ

başlıklı Azeri Türkçesi ile KEMALE RÜSTEMZAL tarafından yazılmış  yazıdan “orijinal metne mümkün olduğu kadar sadık kalarak” Türkiye Türkçesine tarafımca aktarılmıştır ---------KERAMİ ÖZDEMİR
orijinal link:



2 Ekim 2011 Pazar

EV-İŞ YOLUNDAKİ STRESİ AZALTMANIN YOLLARI



Ev ve iş arasında günde   iki defa gider geliriz ve bu gidip gelmeler bizlere belli bir stres yükler.ev ve iş arası gidip gelmelerinin  bizlere zorluk çıkartıp stres vermesinin sebepleri nelerdir? buna dair liste uzadıkça uzar.Önce sabah erkenden evden çıkıldığında işe tam vaktinde yetişebilme stresi  yaşanmaya başlanır,karşımıza her hangi bir engel çıktığında rahatsız oluruz,umumiyetle ev ve iş arasında kat etmek zorunda olduğumuz yollar –bizi çokça rahatsız eden, sür’at sınırının olmadığı,ancak ulaşımın da bir anda değişip sıkıştığı yollar…özellikle büyük şehirler için….camların kapalı olması fark etmiyor,korna sesleri rahatsız eder,karbon gazı teneffüs edersiniz,ulaşım sırasındaki gecikme süresi arttıkça stres seviyesi de artar.Araştırmalara göre ulaşımda,yolda geçen uzun zamanlar geçici hafıza kaybı,işe gidememek,yüksek basınç,idrar,kas problemleri,nabız sayısının artması gibi problemlere sebep olmaktadır.Bunlara ruh sıkıntısı yani psikolojik sıkıntılar da eklenebilir.her sabah ve akşam yaşanılan bu stresi  en aza indirmek için neler yapabiliriz?Buna dair teklifler şunlardır:
1)Beş dakika istirahat edin:Bulunduğunuz mekanı biraz eğlenceli hale getirin,araç kullanıyorsanız bir şeyler atıştırıp meyve suyu için,aynı zamanda rahatlık veren bir müzik dinleyin,eğer otobüste iseniz MP3 ‘ten ,telefonunuzdan sevdiğiniz müzikleri dinleyin ya da gazete okuyun.
2)Nane ve Tarçın kokularını deneyin:Uzmanların göre nane ve tarçın kokusu;kaygıyı,rahatsızlığı ve asabiliği hafifletmektedir ancak kullanımda aşırıya gitmemek gerekir çünkü bir müddet sonra insan vücudu bu kokulara alışacağından,bu kokular iyileştirici etkilerini kaybedecektir.
3)Dikkatinizi dağıtın,yabancı dil öğrenin:Bir müddet ulaşımda olduğunuzu,egzost kokusunu ve korna seslerini unutup dikkatinizi başka şeylere vermeğe çalışın.Radyonuzu açıp haber ya da tartışma programlarını dinleyin,mutlaka zevkinize göre bir canlı yayın programı bulacaksınız.Amerikan Stres Enstitüsünden Dr.Paul ROSCH da yabancı dil öğreten CD’leri tavsiye etmektedir.
4)Ulaşım sırasında egzersiz yapın:Omuzlarınızı yukarıya doğru çekin,kaslarınızı hissedin ve omuzlarınızı tekrar aşağı indirirken nefes alın sonra nefesinizi ve omuzlarınızı bırakın.Ciğerleri  yavaş yavaş oksijenle doldurarak yoga usulü derin nefes almak da yardımcı olabilir.Ayaklarınızı oynatmak da kan dolaşımınıza faydalı olacaktır.
5)Yol ve trafik durumu hakkında önceden haberdar olun:Arabanızla yola çıkacaksanız radyo,internet ve ya TV den yol ve trafik durumunu öğrenin,nerede kaza olmuş hangi yollar sıkışıktır,değişik yol alternatifleri var mıdır iyice araştırın.
6)Ulaşım sırasında sizi rahatsız edeceklerle ilgilenmeyin:Ulaşım sırasında sizi rahatsız edecek ,sinirlendirecek kişilerle konuşmayın ve fikir vermeyin.Onlarla meşgul olmak sonuçsuz kalacak ve bu sizi daha da asabileştirmekten başka bir işe yaramayacaktır.
7)Ulaşım için en kısa,zahmetsiz yolu seçin:Başta metro olmak üzere raylı taşımacılık en stressiz ulaşım türüdür,tabi böyle bir imkanınız varsa,ayrıca trafiğe takılmamak için işyeri müdüründen erken çıkmak hususunda izin alabilir,karşılığında sabah daha erken gelebilirsiniz maksat işyerinde onsun da yaşadığımız strese bir de yol eziyetini ilave etmemektir.


KAYNAK:   www.inkisafmerkezi.az adlı sayfada bulunan EV-İŞ YOLUNDAKİ STRESİ AZALTMANIN YOLLARI başlıklı Azeri Türkçesi ile yazılmış  yazıdan “orijinal metne mümkün olduğu kadar sadık kalarak” Türkiye Türkçesine tarafımca aktarılmıştır ---------KERAMİ ÖZDEMİR
orijinal link:


30 Eylül 2011 Cuma

ZAMANI STRESSİZ YÖNETİN!



Zaman mefhumu; bir çok insan için en büyük stres sebeplerinden birisidir.Gündelik hayatta karşılaşılan sorunların çözülmesi  tarzının;kişinin streslilik durumuna  büyük etkileri vardır.Olaylara yaklaşım ve sorunları çözme tarzımız bize hayatı kolaylaştıracağı gibi aynı zamanda hayatı bizim için katlanılmaz hale de getirebilir.
ZAMANI YÖNETMEK ÖNEMLİDİR
Genellikle günlük hayatımıza baktığımızda karşımıza (aslında) gündelik problemlere/konulara doğru yaklaşım tarzı gösterirsek; kendiliğimizden çözebileceğimiz,kendimiz çözemesek bile bir uzman yardımı ile kolaylıkla çözebileceğim bazı problemler çıkar.Bu problemlerden biri olan zaman yönetimi  en temel stres kaynaklarındandır.
Zaman darlığının gündelik hayatta ne kadar  problem olduğunu hepimiz biliriz.Zamandan  en iyi şekilde faydalanabilmek yani zaman yönetimi için bazı ipuçları şunlardır;
1)Öncelikleri Tayin/Tespit Edin:Gün içerisinde ne kadar iş yapabileceğinizi tahmin edin.Hangi işlerin önemli olduğuna karar verin ve  çalışmalarınızı bu hedeflere yönlendirin.
2)Gününüzü Planlayın:Gün içi durumlara kesin olarak uymasa da siz gene de öncelikli işleri dikkate alarak kesin bir plan yapın.Başkalarını razı etmek için bu plandan sapmak sizin için stres kaynağı olabilir.
3)Kapasitenizin Üstündeki Yetki Ve İşleri Başkalarına Devredin: İnsanın her işi kendisinin yapabilmesinin imkanı yoktur,bundan ötürü kapasitenizin üstündeki işleri başkalarına öğretip devretmeyi ve onlara güvenmeyi  öğrenin.
4)Öncelikle Zor İşleri Yapın: Önemli ve zor işleri sabah erken saatler de yani enerjiniz,şevkiniz,konsantrasyonunuz  yüksekken yapmaya çalışın,onları yaptıktan sonra iş yükünüzün ne kadar hafiflediğini göreceksiniz,gün içi planı yaparken önceliği zor işlere verin, önemsiz işler ile fazla emek gerektirmeyen işleri sonraya bırakın.
5)İşleri Ertelemeyin,Yarına Bırakmayın:Önemli işleri kendinizce bahaneler bulup yarına ertelemeyin,bu durum fark etmeseniz de size stres veren  bir durum haline gelir.
6)İş Görüşme Ve Toplantılarına Ayırdığınız Zamanı Azaltın: İş görüşmelerini  ve toplantılarını öğle yemeği zamanına ve iş çıkışına yakın saatlere kaydırın böylece gereğinden fazla zaman işgal etmezler.
7)İşlerinizi Dar Zamana Sıkıştırmayın:İşleriniz için akla yatkın gerçekçi bir zaman hedefi tayin edin.Dar zamana sıkıştırılan işlerin doğru yapıldığı şüpheli olduğundan sürekli tekrarı gerektirir bu da hem iş kalitesini düşürür hem de strese sebep olur.
8)Mükemmeliyetçi Olmayın:Kendinizi ne kadar zorlarsanız zorlayın hiçbir zaman mükemmele ulaşamazsınız.Makbul bir zamanda yapabileceğinizin en iyisini yapın ve diğer önemli işlere geçin eğer zaman kalırsa şüphelendiğiniz noktaları tekrar gözden geçirirsiniz.

KAYNAK:   www.inkisafmerkezi.az adlı sayfada bulunan ZAMANI STRESSİZ İDARE EDİN başlıklı Azeri Türkçesi ile yazılmış  yazıdan orijinal metne mümkün olduğu kadar sadık kalarak Türkiye Türkçesine tarafımca aktarılmıştır ---------KERAMİ ÖZDEMİR
orijinal link:


28 Eylül 2011 Çarşamba

Gençlik Ve Borç Batağı



Her konuda olduğu gibi yatırımlar ve borçlanma konusunda da gençler acelecidir,sabırsızdır,kolay köşe dönme! heveslisidir,basiretsizce harekete meyillidir.Bakınız ku konuda G.S.Clason  Babilin Kervan Taciri adlı güzel kitabında ne diyor;”Gençlik hırslıdır.Zenginliğe ve zenginliğin getireceği şeylere sahip olmak için kestirme yolları seçmeyi yeğler.Çabuk zengin olmak için de akılsızca  borç alır.Hiç deneyimi olmadığı için umutsuz, borcun; insanın kolayca içine düşebileceği ve  yeniden çıkmak için günlerce boşuna uğraşacağı derin bir çukur olduğunu anlamaz.Güneşin parlaklığının görünmediği,huzursuz uykularla mutsuz geceler geçirilen,üzüntülerin ve pişmanlıkların çukurudur.gene de borç almayı kötülemiyorum.Destekliyorum.İyi bir amaç içinse alınmasını öneriyorum.Ben bir tacir olarak ilk başarıma borç alarak ulaştım ”.Sonuç olarak borç; yiğidin kamçısı değil yiğidin sefilce içine düştüğü bir zindandır.

26 Eylül 2011 Pazartesi

Enerjide tasarruf önlemleri



-Bulaşıkları ,bulaşık makinesine koymadan önce soğuk suda çalkalayınız.Böylece sıcak suyu harcamamış   olursunuz.
-Çamaşır ya da bulaşık makinesini çalıştırmadan önce tam dolmasını beklemelisiniz.
-Evdeki çamaşır ve bulaşık makinesi çaışırken banyo ve mutfakta aşırı su kullanmamaya dikkat etmelisiniz.
-Çamaşırları yıkarken sıcak su yerine ılık su kullanılabilir.Elektrik enerjisinin yüzde 90ı suyu ısıtmada harcanır.30-40 C su sıcaklığı çamaşır için en uygun sıcaklıktır.
-Çamaşırlar için doğru programı seçmelisiniz.Çamaşırları aşırı kurutmamalısınız.Ayrıca harcanan enerjinin yanında aşırı kurutma çamaşırı  yıpratır.
-Aşırı köpüren deterjanlardan kullanmamalısınız.Az ya da çok miktarda deterjan kullanımı daha fazla enerji tüketimine neden olur.
-Buzdolabınızı,soba,radyatör,bulaşık makinesi ve ocak gibi ısıtıcı kaynaklardan uzak yerlere yerleştirmelisiniz.Böylece enerji tüketiminizi yüzde 10-15 oranında azaltabilirsiniz.
-Bozdolabının sıcaklığını +5 derecede ,derin dondurucunun sıcaklığını ise -18 derecede tutmak gereklidir.Çünkü düşük sıcaklık da enerji israfıdır.
-Yemeklerinizi dolaba koymadan önce oda sıcaklığında soğutmalısınız.Bozdolabının kapılarının hava sızdırmaz olmasına dikkat ediniz.
-Buzluktan çıkardığınız yiyeceklerin çözülmesi işlemini yine dolabın içinde yaptırmalısınız.
-Ütü yapmadan önce çamaşırları düzgün şekilde askıya asmalısınız.Bu ,çamaşırlarınızı ütülerken daha az enerji harcamanızı sağlar.
-Saçlarınızı havlu ile kuruladıktan sonra saç kurutma makinesi kullanın.Böylece saha az enerji harcarsınız.Unutmayın saç kurutma makinesinin 10 dk çalışması 60 watt’lık bir lambanın 3 saat yanmasına eş değer elektrik tüketir.


Bu yazı ; anka-yansımalar-ebruli tarafından  sayfamız için hazırlanmıştır,emeği  için kendisine teşekkür ediyorum.