11 Ekim 2011 Salı

Bataryadan Tasarruf Etmenin İpuçları


Bilindiği gibi telefonun bir çok özelliği bataryadan ek enerji tüketir ve telefonun çalışma süresini kısaltır.Bundan ötürü  batarya enerjisinde tutumlu olmak için aşağıda yazılanları unutmayınız:

1.       Bataryayı tam olarak şarz edin.
2.       Fon animasyon efektlerini kapatınız………
3.       Büyük saat ekran koruyucusunu devre dışı bırakın.
4.       Enerijiyi “tutumlu kullan” modunu aktifleştiriniz.
5.       Gereksiz ses ve ışıkları kapatınız mesela klavye ton seslerini.
6.       Kablolu kulaklıklardan kullanın.
7.       Koyu renkli temaları kullanın.
8.       Mıntıkanızdaki hücre ağının genişliği bataryanıza daha fazla enerji harcatır.
9.       GSM ve 3G modunu aynı anda kullanırken cihazınız 3G şebeke aramasını kullanır,Bundan ötürü bu iki mod’dan sadece birini seçmelisiniz.
10.   Bluetooth’u kullanmadığınız zamanlarda kapalı tutun.
11.   Cihazınızın WLAN şebeke arama özelliğini devre dışı bırakın,ki fon modunda çalışır.
12.   Enerji tasarrufu için Wlan kullanmak daha isabetlidir.
13.   Eğer müzik dinlerken çağrı ya da mesaj gelmeyeceğinden eminseniz  özerk modunu aktifleştirin.
14.   Gereksiz uygulamaları kapatın

KAYNAK LİNK:

"Telefonun Enerjisinə Qənaət Etmək Üçün Məsləhətlər" başlıklı yazıdan aslına mümkün olduğunca sadık kalarak Türkiye Türkçesine (tarafımca) aktarılmıştır-KERAMİ ÖZDEMİR

Kozmos Çiçeği


Yaşadığım çevredeki bir işyerinin önünde görmüştüm  ve turuncu renkli çiçeklerini çok beğenmiştim. Ana bitkiden aldığım tohumları haziran ortasında ektim düzenli olarak nemlendirilmiş topraktan 3-4 gün sonra çok az bir fire ile fideler çıktı,biraz büyüdükten sonra fideleri bahçemin köşelerine diktim.temmuz ve ağustos aylarında sürekli olarak büyüdüler ,çiçekleneceğine dair tüm umutlarım tükenmişti ki 15 Eylül civarında bir iki gün içerisinde çiçeklenme belirtilerini gösterdi ler ve takip eden 5-6 gün içerisinde turuncu renkli çiçeklerle bezendiler.Türkçe  ve Latince isminin ne olduğunu bilmediğim bu güzelim çiçeğin ismini www.agaçlar.net  vesilesi ile öğrendin; Latincesi Cosmos Sulphureus,Türkçesi Kozmos Çiçeği imiş ,turuncu renklisi dışında çok değişik renkleri olduğunu,çiçeğin anavatanın Orta Amerika olduğunu internetten öğrendim. Bknz daha geniş bilgi için:
http://aggie-horticulture.tamu.edu/archives/parsons/flowers/cosmos/cosmos.html

Ekmeğe Saygı;Hayata Saygıdır


Ekmek;kültürümüze göre en büyük nimet ve bereket vesilelerinden birisidir.Sanayinin gelişmesi,nüfusun,şehirleşmenin ve seri ekmek üretiminin artması gibi sebeplerden diğer nimetlere yapılan saygısızlığın ve özen göstermemenin yanında ekmeğe olan tutum ve davranış da ne yazık ki olumsuz yönde gelişmiştir.Her gün binlerce ton ekmek göz göre göre çöpe gitmekte ancak diğer tarafta  bazı insanlar  bir lokma ekmek uğruna ya da  bulamadığı için ölmektedir.Ekmeğin ihtiyaç kadar alınması,artan ekmeğin mümkün olduğu kadar değerlendirilmeye çalışılması ve herhangi bir şekilde bayatlamış olan ekmeğin ise hiç değilse kuşlara ve sokak hayvanlarına yem olarak düzenli bir şekilde verilmesi önemlidir.

7 Ekim 2011 Cuma

Tartışmasız-Gerilimsiz Aile Hayatı İçin 10 Tavsiye



İlişkilerin iyice ilerlediği zamanlarda her iki tarafta birbirini kırmamak için tartışmalardan ve kırıcı sözlerden uzak durur.Yıllar geçtikçe duygular değişir,sevdiğin insan yabancılaşır.Sık sık baş gösteren zıtlıklar ilişkileri biraz daha zorlaştırır.Tavsiyemiz tartışmayı sakinleştirmeye çalışmak yerine hiç tartışmanın hiç başlatılmamasıdır.Böyle  durumlarda aile içinde tartışmasız yaşamanın on kuralı şudur:

1)Eşinizle İlgilenin:Onu daha yakından tanımaya çalışın onun ilgileri ve fikirleri sizin için önemli olmalıdır.Onun sırf iyi taraflarını değil zayıf-olumsuz taraflarını da hoşgörü ile kabul etmeye çalışın.Sadece kendi problemleri ile ilgilenen kendi dünyasındaki insanların başkalarının sorunları ile ilgilenmeleri zordur.Başkalarına anlayışlı davranmak; öfkeliliğe engel olur.

2)Karşı Tarafı da Dinlemesini Bilin:Dinleme ve anlamaya çalışma becerisi insanlarla iyi ilişkiler kurmayı sağlar.Hatta dinleme;konuşmaktan daha kıymetli olabilir bu kurala aile içi ilişkiler de dahildir.Komşunun sorunlarından,gardıroptaki uyumluluk gibi önemsiz konularla aile içi uyumluluğun iyileşeceğini sanmayın,ummayın.Böyle hallerde kişi sakin görünür ve sizinle paylaşmak istediklerini dile getiremez,Bunlardan önce işten yorgun gelen eşinizi dinleyin ve sonra kendi sorunlarınız hakkında konuşun.

3)Eşinizi İlgilendiren Konulardan Konuşun:Konuşurken şunun farkında olmalısınız ki;eşiniz ancak kendisinin ilgisini çeken konuları iyi dinler.

4)Tenkide/Eleştiriye Gereğinden Fazla Yönelmeyin:Eleştiri bumerang gibidir.Eleştiri yaparsanız mutlaka siz de eleştiriye hedef olursunuz.Eğer eşinizi eleştiriyorsanız o da size şöyle diyecektir:önce kendine bak,kendin neye benziyorsun?Eleştiri olumlu unsurlar da taşımalıdır,eşinizin gururuna dokunmamalıdır.Eleştirinin yanında övgü de yapılmalıdır.

5)Emir Vermekten Kaçının:İnsanların çoğu emirden hoşlanmaz.Evlilik içinde eşler kendilerini hep eşit sayarlar.Emirvari sözlerin oluşturacağı zıtlıklardan kaçınmak için aile içi sözlerin yardım ve ya  rica içerikli olması gerekir değilse çok büyüt zıtlıklar yaşanabilir özellikle erkekler kendilerine emir verilmesinden hiç hoşlanmazlar,onur kırıcı olarak görürler,kendilerini “Reis” gibi hissederler.

6)Hatalarınızı İtiraf Edin:Eğer hatalarınızı vaktinde anlayıp kabul ederseniz çatışmadan kurtulursunuz.Hataların kendiliğinden fark edilip kabul edilmesi hata sayılmaz.

7)Sık sık Taltifleyin ve Onu Hafifçe Yüceltin:Hoşlandığımız durumlarda eşimize övgü bildirmediğimiz halde hoşlanmadığımız durumlarda derhal itirazlarımızı bildiririz.Mesela:eşimizin pişirdiği yemek hoşumuza gitse bu konuda onu hiç övmez ve yüceltmeyiz ancak hoşumuza gitmese hemen itiraz ve eleştirilerimizi sıralarız.Oysa bu durum tersine işlemelidir eşinizi biraz övün ve yüceltin ki o da övülmek ve yüceltilmek için hep sizi mutlu edecek davranışlarda bulunmak için istekli olsun.

8)Kendinizi Onun Yerine Koyun:Tartışmaya sebep olan olaylara her iki tarafında farklı yaklaşım tarzı vardır.Mesela:adam:akşam eve geç gelir fakat kadın ona sürpriz yapmak için güzel bir yemek hazırlamıştır,sonuçta işten yorgun ve sinirli gelen kocanın iştahı yoktur.Kadın bu durumdan incinir ve odasına çekilir.Böylece ikisi arasında bir soğukluk oluşur.Kadın kendisine karşı bir dikkatsizlik ve ya saygısızlık olduğunu hisseder oysa her ikisi de kendisi diğerinin yerine koysa mesele hallolunacaktır.
9)Tartışmayın:Tartışma ve zıtlıklar oluşan problemleri halletmez aksine gerginlik ve adaletsizliği arttırıp problemi derinleştirir fakat “Tartışmayın prensibi” tamamen suskun kalın anlamına da gelmez ancak tartışmak yerine problemleri konuşarak karşılıklı anlayışla halletmek en iyisidir.Sohbet sırasında “yok!sen yanılıyorsun bütün bu işlerin sebebi sensin ” gibi sözler de yanlıştır.Böyle demekle aslında siz onun ne kadar akılsız olduğunu söylemiş olursunuz ve böyle bir yakıştırmadan kimse hoşlanmaz,hatta fikrimiz doğru bile olsa fikrimizi karşı tarafa kabul ettirmekle tekrar/yeni sorunlar oluştururuz
10)Sık sık Gülümseyin:Gülümsemek tartışmanın zıttıdır.Hoş,güler yüzlü bir insanın olduğu ortamda kolay kolay tartışma çıkmaz ve daha sevimli ve barışık bir ortam oluşur.Eşinize gülümserseniz bilin ki o da size aynı şekilde karşılık verecektir.Bir insandaki pozitif enerji karşısındaki insanda da aynı durumu oluşturur,gerilim ve tartışma biter.
KAYNAK:   www.inkisafmerkezi.az adlı sayfadaki  DAVA-DALAŞSIZ AİLƏ: 10 MƏSLƏHƏT adlı  yazıdan “orijinal metne mümkün olduğu kadar sadık kalarak” Türkiye Türkçesine (tarafımca) aktarılmıştır ---------KERAMİ ÖZDEMİR
KAYNAK LİNK:

6 Ekim 2011 Perşembe

Oyuncak Yerine Sevgi


Çocukları oyuncağa boğmak, ebeveyn ve çocuklar arasında gerekli olan duygusal yakınlığın yerini tutmuyor. Çalışan anne babalar özellikle de biz öğretmenler çocuklarımıza yeterince zaman ayıramadığımız için , onlara olan ilgi eksikliğini oyuncakla kapatma yolunu tercih ediyoruz. Eve giderken en parıltılısından bir oyuncak alıp öyle gidiyoruz. Kendimize ve çocuğumuza karşı duyduğumuz suçluluk duygusundan kurtulmak için. Biz bu duygularla boğuşurken çocuklarda alışkanlık haline getirip her gün bir oyuncak beklentisine giriyor ve elindekilerin kıymetini bilmiyor. Daha da önemlisi hatta en önemlisi çocuk oyuncağa dalarak bizi unutuyor biz de “ çocuk nasıl olsa oyuncakla oynuyor, bu sırada ben de ütümü halledeyim,yemeğimi yapayım,çamaşırları ya da bulaşıkları makinaya koyayım,hatta o nasıl olsa oynamaya devam ediyor ben birazda internete takılayım”diyerek kendimizi çocuktan soyutluyoruz. Böylece çocuğun sevgi ve ilgi ihtiyacı karşılanmadan kalıyor. Oysa hiçbir oyuncak annenin ya da babanın sıcacık bir dokunuşunun , sıkıca bir sarılmasının yerini tutamaz. Göz göze gelmenin ve ona tebessüm etmenin güvenini ve mutluluğunu hiçbir oyuncak asla sağlayamaz. Sürekli yeni oyuncaklar almak yerine zamanımızın bir kısmını ona ve onunla oynamaya ayırmak hem çocuğumuzun sağlıklı bir birey olmasını sağlayacaktır hem de bizi oyuncağa yatırılan paradan(maddi külfetten) kurtaracaktır. Hatta keşke kendi oyuncaklarımızı kendimiz yapabilsek. Bütün uzmanların savunduğu şey hazır alınmış oyuncakların aslında bir şey öğretmediği, hatta hayal gücü ve yaratıcılığı öldürdüğüdür. Bunu biz ebeveynler yapıyoruz. Şu anda hayatımızda alaturka anılar olarak kalan o eski oyuncak ve oyunlarımız aslında bize çok şeyler katmışlardır. Hazır oyuncakların çocuklara kazandırdığı “armut piş ağzıma düş” olgusunu , bizim alaturka dediğimiz iki tahtayı birbirine bağlayıp altlarına da lastikten dört tekerlek yaptığımız o traktör modelleri yenecektir mutlaka. Çünkü çocuk hem kendi emeğinin olduğu, kendi hayalleri ile oluşturduğu, kendi eserini görmekten ve onunla oynamaktan büyük haz duyacak hem de bir eşyanın başka bir şeye dönüşme sürecini görecek, hem de ebeveyni ile hem kaliteli hem de yaratıcı bir zaman geçirecektir. Dolayısıyla bizim kolayımıza gelen (işlev olarak) ama maddi olarak bizi zorlayan oyuncak olgusundan kurtulduğumuz gibi kendimizi vicdanen de rahat hissedeceğiz 
Ve her gün yeni bir oyuncak almak yerine eve geldiğimizde onu kucağımıza alıp sarılıp öpüp ona bugün neler yaptın , günün nasıldı gibi sorular sorarak sohbet etmek dünyanın en güzel oyuncaklarından daha mutlu edebilir bir çocuğu. Zaten emin olun ki siz birkaç defa bunu yaptığınız zaman bir gün siz unutsanız bile o gelip sizden bunu isteyecek , hatta bir gün o size “anneciğim ya da babacığım günün nasıl geçti” diye soracaktır. Hem çocuğunuz sizi şartsız da sevebileceğini anlayacak , sizi sevmesi sizinle ilgilenmesi için sizden pahalı hediyeler beklemesine gerek olmadığını kavrayacaktır. Bu sadece sizin için geçerli olmayacak , çocuk bunu genelleyerek ilerleyen yaşamında da karşılık beklemeyecek dolayısıyla hem üzmeyecek hem de üzülmeyecektir. 
Gelin bir hafta bu söylediklerimi deneyin hatta birlikte bir oyuncak yapın. Göreceksiniz siz çocuğunuzdan daha çok zevk alacaksınız. Kendinizle ve çocuğunuzla gurur duyacaksınız. Denemesi bedava…..
                                                                                                                              NEJLA ASLAN

5 Ekim 2011 Çarşamba

İkinci El Araçların Hukuki Problemleri




ikinci el araç alan tüketiciler; araçlarının teknik hatalarından çok hukuki hatalarından mağdur olmaktadır.İkinci el araçlarda rastlanan başlıca  hukuki hatalar ve ayıplar şunlardır;

1)Aracın sicil kaydı üzerinde borç nedeni ile haciz ve yakalama kararı  bulunması,borç karşılığı rehin kaydı bulunması:Böyle bir tehlikeden kurtulabilmek için almak istediğiniz aracı teknik olarak sıkıca kontrol ettikten sonra aracın ruhsat bilgileri ile aracı size satacak olan şahısın bilgilerini sıkıca kontrol ediniz,araç satıcısı aracın  sicil kaydında ismi görünen şahıs değil ise satış ve devir konusunda noter vekaletnamesi olup olmadığını sıkıca sorgulayın sonra mümkünse aracı satın alacağınız an itibari aracın sicil kaydı üzerinde özel borçlar için aracın siciline işlenmiş haciz ve yakalama kararı olup olmadığını aracın rehinli olup olmadığını en yakın trafik tescil denetleme büro amirliğinden ya da internet üzerinden EGM’nin araç sorgulama sayfasından iyice araştırınız.Vergi Dairelerinden alınan aracın vergi borcu olmadığına dair evrakı aracın özel borcunun da olmadığı şeklinde yanlış anlamayın,vergi borcu ayrıdır özel borçlar ayrıdır,özel borçların muhatabı özel şahıslar ve icra müdürlükleridir,vergi borçlarının muhatabı Vergi Daireleridir.Ayrıca aracın sicil kaydı üzerinde her hangi bir mahkeme tarafından verilmiş ihtiyati tedbir kararı olup olmadığını sıkıca araştırınız.Aracın parasını mümkünse satıcının kendi adına olan banka hesabına yatırınız ve dekonta mutlaka paranın satın alınan aracın bedeli olduğunu,aracın plakasını da zikrederek yazdırın.Satıcıların düzenledikleri harici araç satış sözleşmeleri geçersizdir araçlar sadece noterler tarafından düzenlenen satış sözleşmeleri ile alınıp satılabilir,satıcı ile alıcı arasında yapılan harici-adi sözleşme sadece alınıp verilen paraya delildir.araç alırken bedelin tamamı ya da bir kısmı yerine çek-senet gibi kıymetli evrak verecekseniz verdiğiniz çek ya da senedin miktarını, alacaklısını,vadesini,çek numarasını banka ismini aranızda yapılan harici sözleşmeye yazınız ya da fotokopi yapmak sureti ile harici sözleşmenin eki haline getiriniz harici sözleşmeyi iki suret halinde yapınız ve her ikisini de karşılıklı olarak imzalayıp birisini satıcıya veriniz diğerini kendiniz alınız.

2)Aracın trafik cezası ya da vergi borcunun bulunması:Bu konuyu satın alma anında en yakın vergi dairesinde plaka no’sunu  vererek sorgulattırınız ve sıkıca araştırınız.

3)Aracın çalıntı olduğunun sonradan anlaşılması:almak istediğiniz aracın ruhsatında bulunan motor ve şasi numaralarının aracın üzerindeki motor ve şasi numaraları ile aynı olup olmadığını,aracın ruhsatta bulunan bilgileri ile fiilen araç üzerinde bulunan bilgilerinin aynı olup olmadığını sıkıca inceleyiniz ayrıca mümkünse aracın sicil bilgileri ile fiili durumu arasındaki farkları bulmaya çalışınız.

4 Ekim 2011 Salı

Parasal Sıkıntılarınızı Çözebilmeyi Öğrenin


Eşinizle tartışmalarınızın/konuşmalarınızın  esas sebebi parasal konularsa;  birbirinizi incitmeden maddi sıkıntılarınızdan kurtulma yollarını öğrenin. Çiftlerin  tartışma sebeplerinin  en önemlisi hiç şüphesiz paradır. Yeterince paraya sahip olamamaktan,mevcut parayı doğru harcayamama iddiasından,borçlardan,birikmiş para miktarından başlayan konuşmalar karşılıklı ilişkilere bazen derinden tesir eder.İyi de bu maddi sıkıntıların oluşturduğu zorlukların üstesinden nasıl  gelinebilir
1) Parasal Konuları Birbirinize Danışın:Bir çift için en kötü durum birbirlerine danışmaları gereken konuları danışmayıp içlerine atarak gizlemeleri,müzakere etmemeleridir.Parasal konularda bir probleminiz varsa bunu hayat yoldaşınızla açık açık konuşmalısınız.Parasal konular ciddi meselelerdir,fakat harcamalar,evin gelirine katkı ve belli bir miktar para biriktirmek gibi konularda seçilecek hedeflerde dürüst davranmalısınız.Çocuklar ya da dikkatinizi dağıtacak başka bir konu olmadığı zamanlarda birlikte oturup konuşmak için bir zaman belirleyin ve maddi sıkıntıların sebepleri hakkında fikir teatisinde bulunun.
2)Birbirinizi Suçlamayın:Ne tesadüftür ki öfkemizi,hırsımızı,küskünlüklerimizi en yakınımızdaki insandan çıkartmayı hiç ihmal etmeyiz,bunda bir sınır tanımayız.Bahis konusu maddiyat olunca  eşimizi;çok para harcamak,yeterince para kazanmamak,yükümlülüklerini yerine getirmemekle  suçlamak ilk yaptığımız işlerden olur.Günah keçisi aramaya çalışmanın kimseye bir faydası olamaz,birlikte bir çıkış ve çözüm yolu bulmak zorundasınız.Düşünün ve ikinizde dürüst bir şekilde problemlerin çözümüne nasıl katkıda bulunabileceğinizi tespit edin.
3)Parasal Konularda Uzman Desteği Alın:Parasal sıkıntılardan  ötürü banka kredilerinizi ödemekte aciz kalmışsanız; yakmanız gereken ilk iş eşinizle birlikte bankaya gitmek olmalıdır.Parasal sıkıntılarınızdan ötürü ödeyemez hale geldiğiniz kredilerin vadelerini uzatabilir,böylece aile bütçenizi zora sokan parasal açığı birazcık da olsa küçültüp rahatlayabilirsiniz.Yatırımlarınızın sizi darboğaza sokmasını engellemek ya da maddi sıkıntılarınızı azaltmak için öncelikle  bir yatırım uzmanından destek almayı düşünebilirsiniz.
4)İyi Bir Plan Yapın:Maddi sıkıntıların bir gecede bitmesi mümkün değildir ancak durumu kontrol altına aldığınızda göreceksiniz ki yükünüz hafifleyecek.Bunun için eşinizle birlikte birikimlerinize-paranıza yön verecek hakiki bir  bütçe planı yapın.Harcamalarınızı,ne kadar para biriktirebileceğinizi  iyice hesaplayın ve tavizsizce uygulanabilecek bir bütçe planı yapın, plan yapmak kadar önemli olan bir diğer husus; yapılan planı tavizsizce uygulayabilmektir,planla uyumlu şekilde harcama yapabilmektir.Bütçe planı dışına çıkılmayacağına dair birbirinizle sözleşin.Daha çok para kazanmak için fazla mesai yapmanız,ek iş yapmanız ya da iş değiştirmeniz gerekiyorsa bir an önce harekete geçin.Borç verdiğiniz kişilerdeki alacaklarınızı almak hususunda eşinizle birlikte uyumlu ve kesin davranın ve kendi durumunuzu düzeltmek için alacaklarınızı istemekten asla çekinmeyin.
5)Kemer Sıkma Siyaseti Uygulayın:Maddi sıkıntılardan kurtulmanın en temel şartı;harcamalar hususunda Kemer sıkma siyaseti uygulamaktır ancak bunu uygularken adil davranmak çok önemlidir.Bazı gereksiz lüks harcamalara,alışkanlıklara  son vermek konusunda eşinizle beraberce davranın.Borçlu olduğunuz dönemlerde aylık giyim harcamalarınızı hafifletmek amacı ile aylık giyim harcamalarınızı kısın,sabitleyin ve sabitlediğiniz miktarı aşmayın.Günlük alışverişleriniz için kredi kartını kullanmayın,bir süreliğine kredi kartına veda edin.Mutfak alışverişlerini aylık yapmak yerine haftalık yapın,böylece kullanmadan çöpe atılacak ya da son tüketim tarihi geldiği için kullanılamayacak mallardan kurtularak harcamalarınızı azaltırsınız.Hiç gitmediğiniz dans kursuna ya da spor salonuna boşa para vermeyi bırakın,düzenli olarak gitmeye karar verene dek üyeliğinizi iptal ettirin.
KAYNAK:   www.inkisafmerkezi.az adlı sayfadaki PUL MESELELERİNİ HALL ETMEYİ ÖYRENİN adlı  yazıdan “orijinal metne mümkün olduğu kadar sadık kalarak” Türkiye Türkçesine (tarafımca) aktarılmıştır ---------KERAMİ ÖZDEMİR

orijinal link: